çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2014 Cuma

hukuk devleti, insan hakları ve özgürlük../law, human rights and freedoms ..

Sevgili dostlar,

Amerika'da ilgimi çeken en önemli konu insan hakları oldu..Neden diye soracaksanız Amerika'da yaşayan binlerce göçmen var. fakat ne amerikalılarla ne de aralarında hiçbir sorun yok. Çünkü kanunlar çok katı. En basitinden Filistinli ve İsrailli iki aile aynı ülkede barış içinde yaşayabiliyor. Amerika kapısına sığınan (tabi bu ülkeye girmek o kadar kolay değil) herkese insan hakları konusunda garanti vermiş. Ee diyeceksiniz o kadar vize falan uğraş bu kadarlık hakkı da elde edelim bari diye..:) Bizim yeşil pasaport olmasına rağmen ancak 2. vize başvurumuzda Amerika'ya kabul edildik. Biliyorsunuz Amerika vizede yeşil pasaportu kabul etmiyor ve her vize başvurusunda sizden yaklaşık 1000 dolar geri ödememek şartıyla alıyor.

Öncelikle kendi ülkemiz güzel Türkiye'mizden başlayalım konuya. Neden derseniz Amerika ile aramızda yaklaşık 100 yıl var. Bunu biz onlardan öndeyiz şeklinde söylemeyi çok isterdim. Ama ne yazık ki biz daha ilkokula başlarken onlar master yapmışlar:((

Amerika'daki bir arkadaşım bunu şöyle açıkladı: "Amerika'da hakların önemi sıralamasında;
1. çocuklar,
2.kadınlar,
3.hayvanlar,
4.erkekler almaktadır"

Burdan erkekler adına çok üzüldüğümü ifade etmeliyim:)) Pekte üzüldüğümü söyleyemem lakin bizim ülkemizde sıralamada durum tam tersi:(

hayvanlarımızı seyrederken:))   
1.Çocuklar çok değerli bu ülkede. onlar için parklar özenle düşünülmüş, çocuklu bir anne eve tıkılıp kalmak zorunda değil. Parka gittiğinizde tuvalet, otopark alanları, bisiklet, yürüyüş alanları mevcut. Ayrıca oyun alanlarındaki aletler çocuğun fiziksel aktivitelerini geliştirmeye yönelik. Park alanlarının içi talaş, çıra gibi ağaç kalıntılarıyla kaplı.. Orman kokusunu hissettiğiniz parklarda anneler ellerinde tablet, bilgisayar vb. uğraşırken çocuklar eğleniyor. Blog yazmak için mükemmel bir yer:))



bebişlerin keyfi yerinde:)    
Yollarda çocuklu anneler varsa tüm arabalar daha bebek arabası yola yanaşmadan durup onlara yer vermekte. Bu tüm canlılar için geçerli lakin çocuklara daha çok özendiklerine şahit oldum. Ayrıca arabalarda bebek koltuğu çok önemli. Eğer takılmazsa çok ciddi yasal uygulamalar var. Yollarda polisler mutlaka kontrol ediyorlar. Çocuklarımız çok değerli olmasına rağmen Türkiye'de kanunda var olupta çokta uygulanmaya geçirilemedi ne yazıkki... Ayrıca çocuklara bağırmak, şiddet vb. durumlarda devlet çocuğu sizin elinizden hemen alarak koruma altına alma hakkına sahip.. 

            
            parkta savaştan kalma bir tank
Ayşem parkta

Ayşem arkadaşıyla kütüphanede
Çocuklar için kütüphanelerde çocuk bölümleri ayrılmış. bunu gerçekten çok takdir ettim. Siz kütüphanedeyken çocuğunuzla bir öğretmen ilgileniyor inanabiliyor musunuz?? Veyahut kütüphanede çocuk etkinliği yapılan günlere çocuğunuzla katılıp her yaş grubuna göre düzenlenmiş etkinliklere katılıyorsunuz. Bizim katıldığımız günlerde hediyeli yarışma ve hikaye saati vardı. Birde balon gösterisi düzenlendi. Ayşe'nin bu durumdan ne kadar keyif aldığını anlatamam. Hediyeler bile kazandı. Çocukları kütüphaneye alıştırmak ve ingilizcelerini geliştirmek için mükemmel bir etkinlik..
                
                  Ayşemin kazandığı hediyeler


kütüphanede çocuklar için balon şovu

2. Gelelim kadın haklarına; eğer eşiniz size şiddet uyguluyorsa sizin arkanızda kocaman bir amerika devleti var. Yani erkekler burda pek kibarlar:) Bir arkadaşım burda merdivenden yuvarlanmış ve bacağı sakatlanmış. Hemen polis ve yetkililer evi aramak istemiş, arkadaşıma şiddet görüp görmediğiyle ilgili epey bir sıkıştırmışlar. "Eşinden şikayetçi misin?" diye sormuşlar.  O da "ben şikayetçi değilim de evde yeni doğmuş bir bebeğim var şu an eşim çok zor durumdadır, belki o benden şikayetçi olabilir:))" diyerek konuyu tatlıya bağlamış..

3. Hayvanlar erkeklerden daha değerli:) neden derseniz parklarda, yollarda elinde 4-5 köpeğiyle dolaşan insanlar, 80-90 yaşlarında neneler gördüm. Buradaki insanlar yalnızlık mı desem, çocuk hasreti mi desem köpekleri çok seviyorlar ve onlara çocukları gibi davranıyorlar. Çimlere köpek pisliği atılması yasak, zira çok ceza veriliyor. bu insanlar köpeklerinin tuvaletlerini yaptırıp onu yerden temizliyorlar. 


parklarda hayvan alanları

Bir gün parkta otururken bir teyzemin köpeği koşarak gelip tarık'ı yalamaya sevmeye kalktı. ben zaten köpekten korkarım. O anda köpeği oğluşumu ısırırken hayal ettim ve bir çığlık kopardım!! Tabi teyzem bu durumdan çok alındı ve beni suçlamaya başladı "oh my God, it's a baby and very friendly" :)) Neye uğradığımı şaşıran ben suçlu duruma düştüm:( Parklarda ördek, kaplumbağa, geyik, sincap gibi hayvanlar doğal bir şekilde zarar görmeden dolaşabiliyor. Pat diye önünüze bir geyik çıkarsa hiç şaşırmayın:)) 

 sincapımız:)
Ayrıca parklarda hayvan eğlendirme alanları bulunuyor. Hayvan sahipleri etrafı çevrili alanlarda hayvanlarını oynatıyor. Amerika'da köpekler ve diğer canlılar çok değerli sakın unutmayın. Sakın korkup çığlık falan atmayın:))

4. ve erkekler. Tabi ki insan hakları değerli olduğu için sayın baylarda değerli.. Amerika'da kimse kimseye zarar veremiyor, zira kanunlar çok katı. Zenciler, hispanic (meksikalı, ispanyol) vb. daha hareketli bölgeler de var. oralar biraz karışık ama zaten o bölgeleri bilen biliyor. Ama bunun dışında her sokakta özellikle de göçmenlerin olduğu bölgelerde polis gözetimi var. Hukuk ise tam çalışıyor. herşey kanunda apaçık yazıyor ve uygulanıyor. Uygulamaya herkes iştirak ettiği için olsa gerek günlük hayatta inanılmaz, nasıl olur ya dediğiniz şeylerle karşılaşmıyorsunuz. şehrin planı, yaşanabilirliği, sağlık, ulaşım, güvenlik vb. birçok konu kanunda katı bir şekilde düzenlenmiş ve uygulanıyor. yani tam bir hukuk devleti.. Biz de ülke olarak burdan çok ders çıkarmalıyız diye düşünüyorum. 

Hani filmlerde derler ya "burası Amerika özgür bir ülke" bu koca bir hiiiç arkadaşlar. Benim gözlemlediğim tek özgürlükleri istedikleri kıyafeti istediği renge uydurarak giymeleri. Mavi elbisenin altında yeşil pantolon ve pembe spor ayakkabı:) Yani kafa rahat.. Ama başka özgürlükleri yok. Çünkü her isteyen istediğini yapamıyor. Amerika'da herşey kanunlarla sınırlı ve olması gereken de bu diye düşünüyorum. Asıl özgürlük Türkiye'de...

Tüm resimler bana aittir.

21 Ekim 2014 Salı

çocuklarla uçak yolculuğu /air travel with kids

Sevgili dostlar,

Uçak yolculuklarının uzun olanları hele de çocuklarla birlikte uzun olanları bol sabır gerektiren yolculuklardan biri.

Bizim belki ailecek gittiğimiz 10. uçak yolculuğu olabilir fakat ilk defa bu kadar uzun olan (10-11 saat) bir yolculukla karşılaştık. 3.5 yaşındaki ayşe ve 9 aylık tarık ile birlikte maceraya başlıyoruuuz..

Uçağın kalkmasına 2 saat kala havaalanına geçip uzun süren pasaport, vize vb. işlemler ve İstanbul Atatürk Havalimanında uzun uzun süren güvenlik aramaları, efendim bilgisayarı çıkar, ayakkabını çıkar artık çok sıkılarak yeter binelim artık şu uçağa dedirtti..

Tam bagajları yerleştirecekken bagaj ağırlığını (32 kg) aşmamızdan kaynaklanan sorun sebebiyle yeni bir bavul almak zorunda kaldık. Tabi havaalanından alınan eşyaların fiyatlarını biliyorsanız 2 katı fiyata bir bavul alarak kazıklandık:(


havaalanındabeklerken oğluşumm
Neyse hayırlısı olsun mantığıyla uçağa bindiğimizde uçak rotasyonu vb. sebeplerle 2 saate yakın uçağın içinde oturarak geçirdik. Bu bugüne özel bir durum değildi sanırım ki dönerken de aynı durumu yaşadık.

Tabi kızımın hiç bitmeyen "anne niye bekleyip duruyoruz, şimdi nolcak, herkes niye oturuyor, sıkıldım" sorularına devamlı muhatap olmak zorunda kaldık.. Ve sonunda uçağımız kalktı giderken çok sallandı nedense. Uçak korkum olmamasına rağmen ben bile korktum. Ama dönerken gayet güzeldi ve süre yarım saat daha az sürdü:) Yanımdaki yozgatlı bir adamın "dönerken yokuş aşağı indiği için kısa sürüyor demesi" beni çok güldürdü:))

İlk 2 saat bizim çocuklar hep sakin oluyorlar. Sonra uçaktaki tüm çocuklardan yavaş yavaş sesler mırıldanmalar geliyor. 4 saatin sonunda ise tam bir cümbüş hep birlikte ağlayan çocuk sesleriiiii:))

Allahtan benim bebeklerim bu durumlara alışkın olduğundanmı desem yoksa dirençli çocuklarmı desem maşallah gayet iyiydiler. Dönerken yine yanımızdaki yozgatlı adamın "direndi çocuklar direndi" demesi çok yerindeydi..:))


uçağımız yolun yarısında
Uçakta verilen çorap, terlik vb. malzemeler çok işe yaradı. ayrıca tv kulaklık gibi eğlence araçları kızım için çok iyi oldu. Film izlemese de çizgifilm izledi. oğlum ise biberon ve mama almayan bir çocuk olduğu için bol bol emzirmek zorunda kaldım. Tabi bu çocuğun kulağının kapanmaması vb. durumlar için çok iyi lakin ben perişan oldum diyebilirim..Ve hiç uyumadı desem yeridir. Tüm uçak boyunca bizde onun yüzünden uyuyamadık ama ses etmemesinden dolayı şükrettik..

Kızımın ikide bir tuvalete gitcem deyip beni kaldırması tüm uçaktaki çocukların yürümesi, oynaması, çığlıklar ve tabi diğerlerinin bu yüzden uyuyamaması gergin anlardan bazıları..

New York J.F. Kennedy havaalanına indiğimizde ben yolunmuş kedi gibiydim her tarafım kaymıştı:)) Çok şükür yarabbi deyip 11 saati tamamladık.. 

bavullarla havaalanına girerken 
Tavsiyem sizlere yanınızda mutlaka çikolata eğlence oyunları vb. getirmeniz. Tabi THY veriyor oyun boya vb. şeyler ama yinede sıkılıyorlar. THY nın yemekleri gerçekten çok güzel.. Bebek yemeği istemeyi unutmayın bazen bikaç kere söylemek zorunda kalıyorsunuz. Ayrıca battaniye ve yastıklardan da girer girmez 3-4 tane alın çünkü çok lazım oluyor.. Klimaları çok açıyorlar ve koltuklar çok dar olmasada 11 saat çok konforsuz oluyor..

Birde orta bölmenin en önünden bir yer ayırırsanız bebekli yolcular için beşik takıyorlar ve süüüperr oluyor. Lakin bebeğin ağırlığı en fazla 11 kg olmalı. Hostes çocuğun kilosunu sorduğunda benim düştüğüm hataya düşüp ağzınızdan 13-14 kg vardır diye bir yanlış yapmayın:d Meğer çocuk 11 kiloymuş ama ben bilmiyormuşum ve bütün yolculuk boyu 11 kilo bebeği kucağımda taşıdım:(( Tabi hiç uyumadı beşik olsada yatmazdıı ama neyse...

Sizlere çocuklarınızla bol konforlu bir yolculuk diliyorum sevgili anneler..

Tüm resimler bana aittir.




20 Ekim 2014 Pazartesi

çocuklarla amerika gezisi


Sevgili dostlar,

Bir blog açmaya karar verdiğim andan itibaren ilk aklıma gelen şey amerikada yaşadığım anılarım oldu:)) Lakin amerikaya gitmeden önce böyle bir bloğu internetten çok araştırmıştım. Bulduğum ufak çaplı yazılardan yola çıkarak kendime bir yol haritası hazırlamıştım. Ama bana daha çok bir ailenin özellikle de küçük bebekleri veya çocukları olan bir ailenin anıları gerekiyordu. Çoğu arkadaşım "sen çıldırdın mı? iki tane bebekle amerikada ne işin var? dizini kır otur oturduğun yere" demeyi ihmal etmedi:))
kızım Dunkin' Donuts 'da ice coffee içiyor:))

Tabi haklılık payları da olsa dahi benim gibi cesaretli ve maceraya düşkün birinin kapısına kadar gelen bu fırsatı tepmesi mümkün değildi:)) Amerika'ya gitmeyi düşünen aileler ve anneler için 3.5 yaşındaki kızım ve 9 aylık oğlumla uçak yolculuğundan tutun da Amerika'da gezdiğimiz yerlere kadar yaşadığımız anıları okumanızı ve sizinde kendinize bir yol haritası çizmenizi öneririm sevgili dostlar..

Tüm resimler bana aittir.